verb

intrude

izinsiz girmek, rahatsız etmek, zorla girmek

I'm sorry to intrude on your private conversation.

Özel konuşmanızı böldüğüm için üzgünüm.

He had no right to intrude into her life.

Onun hayatına izinsiz girmeye hakkı yoktu.

((on/upon sth.)) (bir şeyi) bölmek I'm sorry to intrude on your private conversation.

((into sth.)) (bir yere) izinsiz girmek He had no right to intrude into her life.

Eş anlamlılar: tecavüz etmek, müdahale etmek; Zıt anlamlılar: geri çekilmek

Latince 'in-' (içeri) + 'trudere' (itmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'içeri itmek'.

Birinin istenmediği özel bir odaya zorla 'içeri' ('in') 'iterek' ('trudere') girdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.