verb

leak

sızdırmak, akmak, sızıntı yapmak

The roof is leaking.

Çatı akıtıyor.

Someone leaked the secret document.

Birisi gizli belgeyi sızdırdı.

((bir şey)) sızdırmak Boru sızdırıyor.

((biri)) sızdırmak ((bir şeyi)) Hikayeyi basına sızdırdı.

Synonyms: (kaçmak) sızmak, damlamak; (ifşa etmek) ortaya çıkarmak, ifşa etmek

Orta İngilizce 'leken' kelimesinden gelir, Hollandaca 'lekken' ve Almanca 'lecken' ile ilişkilidir.

Bir teknedeki 'sızıntıdan' (leak) suyun içeri girdiğini hayal edin. Aynı fikir, sırların dışarı sızması için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.