verb

led

yol gösterdi, öncülük etti, yönetti

She led the team to victory.

Takımı zafere taşıdı.

The path led to a small cottage.

Patika küçük bir kulübeye çıkıyordu.

He led a very quiet life.

Çok sakin bir hayat sürdü.

((biri/bir şey)) ((birini/bir şeyi)) ((...-e/...-a)) götürdü birini veya bir şeyi bir yere götürmek Atı ahıra götürdü.

((bir şey)) ((...-e/...-a)) yol açtı bir şeyin olmasına neden olmak Tartışma yeni bir fikre yol açtı.

((biri)) ((... bir hayat)) sürdü belirli bir şekilde yaşamak Kırsalda basit bir hayat sürdü.

Eş anlamlılar: guided, directed, conducted

'lead' (yol göstermek) fiilinin geçmiş zaman hali, Eski İngilizce 'lædan' (rehberlik etmek) kelimesinden gelir.

Farklı telaffuz edilen 'lead' (kurşun) ile karıştırmayın. 'Led', 'bed' ile kafiyelidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.