noun

lemon

limon, beş para etmez şey, hurda

I need a lemon for the recipe.

Tarif için bir limona ihtiyacım var.

The car he bought was a real lemon.

Aldığı araba tam bir hurdaydı.

((bir limon)) sarı bir narenciye meyvesi I need a lemon for the recipe.

((bir hurda)) (gayriresmi) işe yaramaz veya kusurlu bir şey The car he bought was a real lemon.

Eş anlamlılar: (bozuk eşya için) hurda, döküntü; Zıt anlamlılar: Yok

Eski Fransızca 'limon' kelimesinden, o da Arapça 'līmūn' ve Farsça 'līmūn' kelimelerinden gelmektedir.

Hem meyve hem de 'bozuk eşya' anlamlarını hatırlamak için bozuk bir arabayı süren ekşi suratlı bir limon hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.