adjective

level-headed

aklı başında, mantıklı, soğukkanlı

She remained level-headed during the crisis.

Kriz sırasında aklı başında kaldı.

((aklı başında olmak)) sakin ve mantıklı olmak She remained level-headed during the crisis.

Eş anlamlılar: calm, sensible; Zıt anlamlılar: hot-headed, impulsive

'level' (dengeli) ve 'headed' (belirli bir tür kafaya veya zihne sahip) kelimelerinin birleşimidir.

Birinin kafasının bir su terazisi gibi mükemmel bir şekilde dengede olduğunu, bu yüzden düşüncelerinin sakin ve duygulardan etkilenmemiş olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.