verb

levelled

düzledi, yöneltti, yerle bir etti

The builders levelled the ground before starting.

İnşaatçılar başlamadan önce zemini düzledi.

He levelled the criticism directly at his boss.

Eleştiriyi doğrudan patronuna yöneltti.

The old building was levelled to make way for a park.

Eski bina park yapmak için yerle bir edildi.

((sth.)) (bir şeyi) düzlemek İnşaatçılar zemini düzledi.

((sth.)) ((at sb./sth.)) (eleştiri, silah vb.) (birine/bir şeye) yöneltmek Eleştiriyi patronuna yöneltti.

Eş anlamlılar: flattened (düzleştirilmiş), equalised (eşitlenmiş), aimed (yöneltilmiş); Zıt anlamlılar: raised (yükseltilmiş), built (inşa edilmiş)

Eski Fransızca 'livel' kelimesinden, o da Latince 'libella' (terazi) kelimesinden gelir.

Yüzeyleri mükemmel düz yapmak için kullanılan bir su terazisi (spirit level) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.