adjective

mad

kızgın, deli, çılgın, meraklı

She was mad at him for being late.

Geç kaldığı için ona kızgındı.

You must be mad to go swimming in this weather.

Bu havada yüzmeye gitmek için deli olmalısın.

He's mad about football.

Futbola bayılıyor.

It was a mad dash to the airport.

Havaalanına çılgınca bir koşuydu.

((sb.))'a mad olmak (birine) kızgın olmak She was mad at him for being late.

((to-inf)) için mad olmak (bir şeyi) yapmak için deli olmak You must be mad to go swimming in this weather.

((sth.)) hakkında mad olmak (bir şeye) bayılmak He's mad about football.

Synonyms: kızgın, deli, hevesli; Antonyms: sakin, aklı başında

Eski İngilizce'de 'deli' veya 'aklı başında olmayan' anlamına gelen 'gemædde' kelimesinden gelir.

İngiliz İngilizcesinde 'mad', çok yaygın olarak 'kızgın' ('I'm mad at you') veya 'deli/aptalca' ('a mad idea') anlamına gelir. 'Meraklı' anlamı ('mad about sport') da yaygındır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.