noun

matchmaker

çöpçatan, aracı

My aunt fancies herself a matchmaker.

Teyzem kendini çöpçatan sanıyor.

She used a professional matchmaker.

Profesyonel bir çöpçatan kullandı.

((bir)) çöpçatan ilişkileri düzenleyen bir kişi She works as a matchmaker.

Eş anlamlılar: aracı, arabulucu

'match' (eş, çift anlamında) ve 'maker' (yapan kişi) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'çift yapan' kişi.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'matchmaker', iki insan arasında romantik bir 'eşleşme' (match) 'yapan' (maker) kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.