verb

materialise

gerçekleşmek, zuhur etmek, belirmek

The promised funding never materialised.

Vadedilen fon asla gerçekleşmedi.

A strange figure materialised in the doorway.

Kapıda garip bir silüet belirdi.

((bir şey)) gerçekleşir Plan asla gerçekleşmedi.

((biri/bir şey)) ((bir yerde)) belirir Kapıda bir silüet belirdi.

Eş anlamlılar: görünmek, ortaya çıkmak, olmak; Zıt anlamlılar: kaybolmak, yok olmak

'material' (maddi) + fiil yapım eki '-ise'. Kelimenin tam anlamıyla 'maddi kılmak'.

Bir fikrin 'maddi' (fiziksel veya gerçek) hale geldiğini düşünün. İngiliz İngilizcesinde '-ise' yazımı tercih edilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.