verb

arbitrate

arabuluculuk yapmak, hakemlik yapmak

A committee was created to arbitrate the dispute.

Anlaşmazlığa arabuluculuk yapması için bir komite oluşturuldu.

He was asked to arbitrate between the two sides.

İki taraf arasında arabuluculuk yapması istendi.

((sth.)) (-e) arabuluculuk yapmak Anlaşmazlığa o arabuluculuk yapacak.

((between sb./sth.)) (... arasında) arabuluculuk yapmak İki taraf arasında arabuluculuk yapması istendi.

Eş anlamlılar: arabuluculuk yapmak, hüküm vermek, yargılamak

Latince 'yargılamak' anlamına gelen 'arbitrari' kelimesinden, 'hakem, efendi' anlamına gelen 'arbiter'den türemiştir.

'Arbitrate', anlaşamayan iki taraf arasında bir 'hakem' gibi davranmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.