noun

mess

dağınıklık, kargaşa, zor durum, pislik

Your room is a complete mess!

Odan tam bir dağınıklık içinde!

The project is in a mess.

Proje karmakarışık bir durumda.

The dog made a mess on the floor.

Köpek yere pisledi.

bir dağınıklık dağınık veya kirli bir durum Odan bir dağınıklık içinde.

karmakarışık zor veya karışık bir durumda Hayatı karmakarışık.

dağınıklık yapmak bir şeyi dağınık veya kirli hale getirmek Çocuklar mutfakta dağınıklık yaptı.

Eş anlamlılar: disorder, clutter, shambles, muddle

Eski Fransızca'da 'yemek porsiyonu' anlamına gelen 'mes' kelimesinden gelir. Daha sonra 'hayvanlar için karışık yem', ardından 'karışık durum' anlamını kazanmıştır.

Tabağınızdaki tüm yiyecekleri birbirine karıştırdığınızı hayal edin - bu bir 'dağınıklık' (mess) yaratırdı.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.