noun

misdemeanor

kabahat, suç, hafif suç

He was charged with a misdemeanor.

Kabahatten suçlandı.

Her youthful misdemeanors were soon forgotten.

Gençlikteki kabahatleri kısa sürede unutuldu.

((bir kabahat)) bir kabahat He was charged with a misdemeanor.

Eş anlamlılar: offence, infraction, transgression

'mis-' (yanlış) öneki + 'demeanor' (davranış). Kelimenin tam anlamıyla 'yanlış davranış'.

Bunu 'kaçırılmış' veya başarısız bir 'davranış' (demeanor) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.