noun

peasant

köylü, çiftçi

The peasant worked hard in the fields.

Köylü tarlalarda çok çalıştı.

It's a story about a poor peasant girl.

Bu, fakir bir köylü kızı hakkında bir hikaye.

The peasants revolted against the high taxes.

Köylüler yüksek vergilere karşı isyan etti.

((bir/o)) köylü ((a/the peasant)) Hikaye genç bir köylü hakkında.

Synonyms: farmer (çiftçi), serf (toprak kölesi), rustic (köylü); Antonyms: noble (soylu), aristocrat (aristokrat)

Eski Fransızca'da 'ülke' veya 'bölge' anlamına gelen 'païs' kelimesinden türeyen 'païsant' kelimesinden gelmektedir.

Fransızca 'pays' (ülke) kelimesini düşünerek, bunun kırsal kesimden bir kişi anlamına geldiğini ve genellikle tarihi bir bağlamda kullanıldığını hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.