verb

perceive

algılamak, sezmek, farkına varmak, görmek

I perceive a change in his attitude.

Tavrında bir değişiklik algılıyorum.

How do you perceive the situation?

Durumu nasıl algılıyorsunuz?

She perceived him as a threat.

Onu bir tehdit olarak algıladı.

((bir şeyi)) algılamak. I perceive a change in his attitude.

((birini/bir şeyi)) ((bir şey)) olarak görmek. She perceived him as a threat.

that ((cümle)) ...olduğunu fark etmek. He perceived that he was not welcome.

Eş anlamlılar: sense, notice, discern, understand

Latince 'per-' (tamamen) + 'capere' (almak, kavramak). Duyularla veya zihinle tamamen 'kavramak'.

Bilgiyi 'receive' (almak) için beş duyunuzu kullandığınızı düşünün. 'Perceive' kelimesi 'receive' kelimesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.