noun

pioneer

öncü, yol açan kimse, göçmen

He was a pioneer in the field of medicine.

Tıp alanında bir öncüydü.

The pioneers traveled west in covered wagons.

Öncüler kapalı vagonlarla batıya seyahat ettiler.

a pioneer in ((bir alan)) (bir alanda) öncü olmak Bilgisayar biliminde bir öncüydü.

a pioneer of ((bir akım/teknik)) (bir akımın/tekniğin) öncüsü olmak Modern dansın öncülerindendi.

Eş anlamlılar: trailblazer, innovator, forerunner

Eski Fransızca 'pionnier' (piyade, yolu hazırlayan kişi) kelimesinden, 'pion' (piyon, piyade) kelimesinden türemiştir.

Bir 'öncü'yü, tıpkı bir piyade ('pion') gibi başkaları için yolu açan biri olarak hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.