noun

pit

çukur, oyuk, çekirdek, pit

They dug a deep pit for the barbecue.

Barbekü için derin bir çukur kazdılar.

Be careful not to swallow the cherry pit.

Kiraz çekirdeğini yutmamaya dikkat et.

The car made a quick pit stop during the race.

Araba yarış sırasında hızlı bir pit stop yaptı.

The orchestra played from the pit.

Orkestra, orkestra çukurundan çalıyordu.

((bir)) çukur yerde büyük bir delik Derin bir çukur kazdılar.

((bir meyvenin)) çekirdeği bir meyvenin içindeki sert tohum Kiraz çekirdeğini yutma.

Eş anlamlılar (çukur): hole, hollow; Eş anlamlılar (çekirdek): stone, seed, kernel

Eski İngilizce 'pytt' kelimesinden, o da 'kuyu, çukur' anlamına gelen Latince 'puteus'tan gelir. Meyve çekirdeği anlamı daha sonraki, mecazi bir gelişimdir.

'Pit' kelimesini merkezi, alçak veya derin bir nokta olarak düşünün: yerdeki bir çukur, bir meyvenin ortasındaki çekirdek veya bir orkestra için ayrılmış alçak alan.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.