noun

pity

merhamet, acıma, yazık

He felt pity for the lost dog.

Kayıp köpek için merhamet hissetti.

It's a pity you can't come.

Gelemiyor olman ne yazık.

((birine/bir şeye)) acımak birine/bir şeye karşı merhamet hissetmek He felt pity for the homeless man.

((Ne)) yazık ((ki...)) üzücü bir durum ki... It's a pity that you have to leave so soon.

Eş anlamlılar: compassion, sympathy; Zıt anlamlılar: cruelty, indifference

Eski Fransızca 'pitié' kelimesinden, o da Latince 'pietas' ('dindarlık, görev bilinci, merhamet') kelimesinden gelir. 'Piety' (dindarlık) kelimesiyle ilgilidir.

Birinin kendine acıdığı bir durumu anlatan 'pity party' (acıma partisi) ifadesini düşünün. 'Pity' kelimesi bu duygunun merkezindedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.