adjective

poor

fakir, yoksul, kötü, zavallı

He was too poor to buy new shoes.

Yeni ayakkabı alamayacak kadar fakirdi.

The quality of the report was poor.

Raporun kalitesi düşüktü.

The poor dog was lost in the storm.

Zavallı köpek fırtınada kayboldu.

fakir olmak parası olmamak Birçok aile çok fakir.

kötü ((kalite/performans)) düşük kaliteli Onun görme yetisi zayıf.

zavallı ((biri/bir şey)) acınası Ah, zavallı şey!

Eş anlamlılar: (para) meteliksiz, muhtaç; (kalite) kötü, düşük. Zıt anlamlılar: (para) zengin, varlıklı; (kalite) iyi, mükemmel.

Eski Fransızca 'povre' kelimesinden, o da 'fakir' anlamına gelen Latince 'pauper' kelimesinden gelmektedir.

Birine acıdığınızda kullanılan 'zavallı' ifadesini hatırlamak, acıma anlamını anımsamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.