verb

pose

poz vermek, teşkil etmek, gibi davranmak

She posed for the camera.

Kamera için poz verdi.

This could pose a problem for us.

Bu bizim için bir sorun teşkil edebilir.

He posed as a famous actor.

Ünlü bir aktörmüş gibi davrandı.

((for sth.)) (... için) poz vermek Kamera için poz verdi.

((sth.)) (sorun vb.) teşkil etmek Bu bizim için bir sorun teşkil edebilir.

((as sb./sth.)) (... gibi) davranmak Ünlü bir aktörmüş gibi davrandı.

Eş anlamlılar: model, present, pretend

Eski Fransızca 'poser' (koymak, yerleştirmek) kelimesinden, o da Latince 'ponere' (koymak) kelimesinden gelir.

Bir modelin fotoğraf için 'poz' verdiğini veya zor bir sorunun nasıl 'ortaya atıldığını' (pose) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.