adjective

pretentious

iddialı, gösterişçi, kendini beğenmiş

He's a pretentious art critic.

O, iddialı bir sanat eleştirmeni.

The restaurant was too pretentious for my taste.

Restoran benim zevkime göre fazla gösterişçiydi.

((iddialı bir isim)) bir kişiyi veya şeyi tanımlayan O, iddialı bir yazar.

((biri/bir şey iddialı)) yüklem sıfatı olarak kullanılır O film çok iddialıydı.

Eş anlamlılar: gösterişçi, tumturaklı, yapmacık; Zıt anlamlılar: mütevazı, alçakgönüllü

Fransızca 'prétentieux' kelimesinden gelir, 'pretense' (bahane) ile ilgilidir. 'Pretension' (iddia) kelimesinin sıfat halidir.

'Pretentious' (iddialı) olan biri, olduğundan daha önemli veya bilgiliymiş gibi 'pretend' (davranmayı) sever.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.