adjective

problematic

problemli, sorunlu, şüpheli

The situation is highly problematic.

Durum son derece problemli.

His problematic behavior caused many issues.

Onun sorunlu davranışları birçok soruna neden oldu.

((problemli olmak)) bir zorluk teşkil etmek Durum son derece problemli.

((problemli bir şey)) zor olan bir şey Bu, problemli bir karardı.

Eş anlamlılar: zor, çetrefilli, tartışmalı; Zıt anlamlılar: problemsiz, basit, kolay

'Problem' kelimesine sıfat yapan '-atic' ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. 'Problem niteliğinde' anlamına gelir.

Bir şey 'problematik' ise, problemlerle 'dolu' demektir. '-atic' eki genellikle '... ile dolu' veya '... ile ilgili' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.