prominence
Çeviri
önem, şöhret, belirginlik, çıkıntı
Örnekler
She rose to prominence as a writer.
Yazar olarak üne kavuştu.
The issue gained prominence in the media.
Konu medyada önem kazandı.
The castle has a prominence overlooking the valley.
Kale, vadiye bakan bir çıkıntıya sahiptir.
Dilbilgisi Kalıpları
öne çıkmak/üne kavuşmak ünlü veya önemli olmak Yazar olarak üne kavuştu.
((sth.)) -e önem vermek bir şeyi çok önemli görmek Gazeteler bu habere önem veriyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: önem, şöhret, ün; Zıt anlamlılar: bilinmezlik, önemsizlik
Etimoloji
Latince 'prominere' (dışarı çıkmak) kelimesinden, 'pro-' (ileri) ve 'minere' (çıkıntı yapmak) kelimelerinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bu, 'prominent' (önde gelen) kelimesinin isim halidir. Birisi önde geliyorsa, 'prominence' sahibidir.