adjective

proper

uygun, doğru, düzgün

Please use the proper tools for the job.

Lütfen iş için uygun aletleri kullanın.

That is not proper behavior for a child.

Bu bir çocuk için uygun bir davranış değil.

We need a proper solution to this problem.

Bu soruna düzgün bir çözüme ihtiyacımız var.

a proper (isim) belirli bir amaç için doğru veya uygun. Please use the proper tools for the job.

it is proper ((to-inf)) bir şeyi yapmak sosyal olarak doğru veya kibardır. It is not proper to interrupt people.

Eş anlamlılar: suitable, correct, right; Zıt anlamlılar: improper, wrong

Latince 'kendi, özel' anlamına gelen 'proprius' kelimesinden gelir. Bu, 'bir duruma özgü', dolayısıyla 'uygun' anlamına gelecek şekilde gelişmiştir.

'Property' (mülk) ile bağdaştırın. 'Proper' (uygun) olan bir şey, tıpkı mülkün birine ait olması gibi, belirli bir duruma 'ait' olandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.