noun

property

mülk, mal, emlak, özellik

This book is my personal property.

Bu kitap benim şahsi malımdır.

They bought a property in the countryside.

Kırsalda bir mülk satın aldılar.

One property of steel is its strength.

Çeliğin bir özelliği de dayanıklılığıdır.

((sb.'s)) property (birinin) mülkü Bu arazi devletin mülküdür.

a property of ((sth.)) (bir şeyin) özelliği Bu elementin kimyasal özellikleri benzersizdir.

Synonyms: belongings, assets (possessions); real estate (land); attribute, quality (characteristic)

Latince'de 'sahiplik' anlamına gelen 'proprietas' kelimesinden gelir, bu da 'kendine ait' anlamına gelen 'proprius'tan türemiştir.

'proper' (uygun) kelimesiyle bağlantılıdır. Bir kişiye 'uygun' olan şey, onun kendi 'mülküdür' (property). 'Özel Mülk' (Private Property) yazan bir tabela düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.