noun

prowess

hüner, ustalık, yiğitlik, beceri

He is known for his prowess on the battlefield.

Savaş alanındaki yiğitliğiyle tanınır.

Her prowess as a negotiator is legendary.

Müzakereci olarak hüneri efsanevidir.

((in/at sth.)) bir alandaki hüner veya uzmanlık. He showed great prowess in the game.

((as a sb.)) bir roldeki hüner veya uzmanlık. Her prowess as a leader was unmatched.

Eş anlamlılar: beceri, uzmanlık, cesaret; Zıt anlamlılar: yeteneksizlik, zayıflık

Eski Fransızca 'proesce' (iyilik, yiğitlik) kelimesinden, o da 'prou' (cesur, yiğit) kelimesinden gelir.

Büyük bir beceriye sahip bir 'profesyonel' düşünün. 'Prowess' bir profesyonelin hüneridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.