noun

proxy

vekil, temsilci, vekaletname, proxy

I voted by proxy.

Vekaleten oy kullandım.

The server uses a proxy to connect.

Sunucu bağlanmak için bir proxy kullanıyor.

He acted as a proxy for the CEO.

CEO'nun vekili olarak hareket etti.

((biri/bir şey)) için vekil He acted as a proxy for the CEO.

Eş anlamlılar: agent, representative, substitute, delegate (ajan, temsilci, yedek, delege)

Latince 'procuratia' (pro- 'için' + curare 'ilgilenmek') kelimesinden gelir, birisi için bir şeyle ilgilenmek anlamına gelir.

'Pro-' kelimesini 'için' olarak düşünün. Bir vekil (proxy) sizin 'için' hareket eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.