verb

reach

ulaşmak, erişmek, varmak, irtibat kurmak

Can you reach the top shelf?

En üst rafa uzanabilir misin?

We reached the city late at night.

Şehre gece geç saatte ulaştık.

She reached her goal of running a marathon.

Maraton koşma hedefine ulaştı.

I tried to reach you by phone.

Sana telefonla ulaşmaya çalıştım.

((bir şeye)) uzanmak Can you reach the top shelf?

((bir yere)) ulaşmak We reached the city late at night.

((bir hedefe)) ulaşmak She reached her goal.

((birine)) ulaşmak I tried to reach you by phone.

Eş anlamlılar: arrive at, attain, get to, contact; Zıt anlamlılar: depart, leave

Eski İngilizce'de 'uzatmak' anlamına gelen 'ræcan' kelimesinden gelir.

Bir şeye uzanmak için kolunuzu 'uzattığınızı' veya bir yere 'ulaşmak' için yolculuğunuzu uzattığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.