verb

repudiate

reddetmek, tanımamak, yadsımak

He repudiated the accusation.

Suçlamayı reddetti.

The country decided to repudiate its debts.

Ülke borçlarını reddetmeye karar verdi.

She repudiated her former beliefs.

Eski inançlarını reddetti.

((sth.)) (bir şeyi) reddetmek Lider, ırkçı ifadeleri reddetmelidir.

Eş anlamlılar: reject, renounce, disown; Zıt anlamlılar: accept, embrace

Latince 'boşanma, reddetme' anlamına gelen 'repudium'dan türeyen 'repudiare' kelimesinden gelir. Utanç veya tiksinti ile bir şeyi itmek anlamına gelir.

're-pud-iate' kelimesini, nefret ettiğiniz bir şeyi 'tekrar tekrar itmek' (REpeatedly PUshing away) olarak düşünün. Bu çok güçlü bir reddetme biçimidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.