restraint
Çeviri
itidal, ölçülülük, kısıtlama, zaptetme
Örnekler
He showed great restraint in his response.
Cevabında büyük bir itidal gösterdi.
They imposed new restraints on trade.
Ticaret üzerine yeni kısıtlamalar getirdiler.
The patient was placed in a restraint.
Hasta bir tespit aracına bağlandı.
Dilbilgisi Kalıpları
(uncountable) itidal, ölçülülük Büyük bir itidal gösterdi.
(countable) ((on sth.)) (bir şeye) kısıtlama Ticaret üzerine yeni kısıtlamalar getirdiler.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: özdenetim, ılımlılık, sınırlama; Zıt anlamlılar: özgürlük, serbestlik
Etimoloji
'Restrain' (zaptetmek) fiilinden gelir. Zaptetme eylemi veya zapteden şey anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bu, 'restrain' fiilinin isim halidir. Geri tutma eylemini veya belirli bir sınırı ifade eder.