noun

ribbon

kurdele, şerit

She tied her hair with a red ribbon.

Saçını kırmızı bir kurdeleyle bağladı.

He won a blue ribbon at the fair.

Fuarda mavi kurdele kazandı.

((bir şey)) için kurdele Hediye için bir kurdele aldı. She bought a ribbon for the gift.

Eş anlamlılar: band (bant), strip (şerit), sash (kuşak)

Eski Fransızca 'riban' kelimesinden gelir, Cermen kökenlidir.

Güzel bir 'ribbon' (kurdele) ile sarılmış bir hediye hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.