noun

ringing

çınlama, zil sesi, vızıltı

I hear a constant ringing in my ears.

Kulaklarımda sürekli bir çınlama duyuyorum.

The ringing of the bells was beautiful.

Çanların çalması çok güzeldi.

((in one's ears)) kulaklarda algılanan bir ses I hear a ringing in my ears.

((of sth.)) bir şeyin çıkardığı ses The ringing of the bells was loud.

Eş anlamlılar: buzzing (vızıltı), humming (uğultu), chime (çan sesi)

'to ring' fiilinin şimdiki zaman ortacından gelir ve çalma eylemini veya sesini ifade eder.

Çalan bir telefonun veya zilin çıkardığı sesin ismidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.