noun

role

rol, görev, işlev

She has a leading role in the play.

Oyunda başrolü var.

What is your role in this project?

Bu projedeki rolünüz nedir?

Parents play an important role in education.

Ebeveynler eğitimde önemli bir rol oynar.

((bir/ rolü)) ((bir şeyin/birinin)) birinin veya bir şeyin işlevi. He played the role of the hero.

((bir rol oynamak)) ((bir şeyde)) bir şey üzerinde etkisi olmak. Technology plays a big role in our lives.

Eş anlamlılar: part, görev, pozisyon

Fransızca 'rôle' kelimesinden gelir, başlangıçta bir aktörün repliklerinin yazılı olduğu kağıt rulosunu ifade ederdi.

Bir aktörün 'rolünü' öğrenmek için bir kağıt 'rulosundan' okuduğunu hayal edin. Bu, onu 'roll' kelimesine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.