rush
Çeviri
acele etmek, koşturmak, telaş etmek
Örnekler
I had to rush to catch the train.
Treni yakalamak için acele etmek zorunda kaldım.
Don't rush your decision.
Kararını aceleye getirme.
There was a sudden rush for the doors.
Kapılara doğru ani bir hücum oldu.
Dilbilgisi Kalıpları
((to a place)) bir yere aceleyle gitmek. I had to rush to the airport.
((sth.)) (bir şeyi) aceleye getirmek. Don't rush your work.
((sb.)) (birini) acele ettirmek. The teacher rushed the students to finish.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca 'geri püskürtmek' anlamına gelen 'russer' kelimesinden gelmektedir.
Hafıza İpuçları
Çok hızlı hareket eden rüzgar veya suyun çıkardığı 'ruuuush' sesini düşünün. Bu kelime hem eylem (fiil) hem de olayın kendisi (isim) olabilir.