verb

scream

çığlık atmak, bağırmak

She screamed when she saw the spider.

Örümceği görünce çığlık attı.

The fans screamed with excitement.

Taraftarlar heyecanla çığlık attı.

The tires screamed as the car stopped.

Araba durduğunda lastikler ciyakladı.

to scream ((at sb./sth.)) (birine/bir şeye) bağırmak Bana bağırma.

to scream ((with sth.)) (bir duyguyla) çığlık atmak Kahkahalarla çığlık attılar.

Eş anlamlılar: shout (bağırmak), yell (haykırmak), shriek (çığlık atmak); Zıt anlamlılar: whisper (fısıldamak), murmur (mırıldanmak)

Orta İngilizce'deki 'scremen' kelimesinden gelir, muhtemelen İskandinav kökenlidir.

'I scream for ice cream!' (Dondurma için çığlık atıyorum!) ifadesini düşünün. Aynı zamanda bir isimdir: 'yüksek bir çığlık'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.