noun

seasoning

baharat, çeşni

Add salt and pepper for seasoning.

Çeşni için tuz ve karabiber ekleyin.

The chef uses a special blend of seasoning.

Şef özel bir baharat karışımı kullanıyor.

((uncountable noun)) yiyeceğe lezzet katmak için kullanılan bir madde This soup needs more seasoning.

Synonyms: spice, condiment, flavoring

'Tatlandırmak' anlamına gelen 'to season' fiilinden gelir. Bu da Eski Fransızca'da 'doğru zaman, mevsim' anlamına gelen 'saison' kelimesinden türemiştir.

Yemeğinizi 'mevsimine' (season) uygun hale getirmek için nasıl 'baharatladığınızı' (seasoning) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.