verb

seclude

ayırmak, tecrit etmek, inzivaya çekmek

He secludes himself in his study to write.

Yazmak için kendini çalışma odasına kapatır.

The jury was secluded during the trial.

Jüri duruşma sırasında tecrit edildi.

((sb./sth.)) ((from sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeyden) ayırmak Kendisini dünyadan ayırır.

Eş anlamlılar: isolate, sequester, cloister; Zıt anlamlılar: socialize, integrate

Latince 'se-' (ayrı) ve 'claudere' (kapatmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'ayrı kapatmak'.

'se-' önekini 'separate' (ayrı) gibi ve 'clude' kelimesini 'close' (kapatmak) gibi düşünün. Birini ayrı bir yere kapatmak.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.