noun

settlement

anlaşma, yerleşim, uzlaşma, ödeme

They reached a settlement in the dispute.

Anlaşmazlıkta bir uzlaşmaya vardılar.

This was one of the first English settlements.

Bu ilk İngiliz yerleşim yerlerinden biriydi.

The settlement of the bill is due tomorrow.

Faturanın ödemesi yarın yapılacak.

((bir anlaşmaya varmak)) settlement bir anlaşmaya varmak The lawyers reached a settlement.

((erken bir)) settlement insanların yaşamaya geldiği bir yer It was an early Roman settlement.

settlement ((bir şeyin)) borçlu olunan parayı ödeme eylemi We require settlement of this invoice.

Eş anlamlılar: agreement, resolution, colony

'Settle' fiiline isim yapan '-ment' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Settle' çözmek veya yerleşmek anlamına gelir.

Bir şeyi 'settle' ettiğinizde (çözdüğünüzde/yerleştiğinizde) ne olduğunu düşünün. Bir anlaşmazlığı çözerseniz, bir 'settlement' (anlaşma) elde edersiniz. Bir yere yerleşirseniz, bir 'settlement' (yerleşim yeri) oluşturursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.