verb

shout

bağırmak, haykırmak

Don't shout at me.

Bana bağırma.

He shouted for help.

Yardım için bağırdı.

She shouted a warning to them.

Onlara bir uyarı bağırdı.

((at sb./sth.)) (birine/bir şeye) bağırmak Don't shout at the dog.

((for sth.)) (bir şey) için bağırmak The man shouted for help.

((sth.)) (bir şeyi) bağırmak She shouted a warning.

Eş anlamlılar: yell, cry out, call out; Zıt anlamlılar: whisper, murmur

Orta İngilizce'deki 'shouten' kelimesinden gelir, kökeni belirsizdir.

Bir sesi büyük bir güçle 'dışarı' (out) çıkarmayı hayal edin. 'ş' sesinin kendisi zaten güçlüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.