noun

shouting

bağırma, bağırış çağırış

All the shouting gave me a headache.

Bütün bağırmalar başımı ağrıttı.

I heard shouting from next door.

Yan komşudan bağırma sesleri duydum.

stop the shouting bağırmayı kesmek Please stop the shouting.

hear shouting bağırma duymak I could hear shouting in the street.

Eş anlamlılar: yelling, screaming, uproar; Zıt anlamlılar: quiet, silence, whispering

'to shout' fiilinden + '-ing' ekinden türemiştir ve bir eylemi temsil eden bir isim (gerund) oluşturur.

'-ing' eki, 'shout' eylemini bir kavrama veya faaliyete dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.