verb

slap

tokatlamak, şaplak atmak, ceza kesmek

She slapped him across the face.

Onun yüzüne bir tokat attı.

He slapped the book down on the table.

Kitabı masanın üzerine vurdu.

They slapped a heavy tax on imports.

İthalata ağır bir vergi koydular.

((birine/bir şeye)) tokat atmak Yüzüne bir tokat attı.

((bir şeye)) ((bir şey)) koymak/kesmek İthalata ağır bir vergi koydular.

Eş anlamlılar: smack, hit, strike

Yansıma sözcük, düz bir yüzeyle vurma sesini taklit eder.

Kelimenin kendisi, tanımladığı eylem gibi ses çıkarır. 'ŞLAK!' sesini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.