adjective

spoiled

şımarık, bozulmuş, mahvolmuş

He is a spoiled child.

O şımarık bir çocuk.

The milk has spoiled.

Süt bozulmuş.

Our vacation was spoiled by the rain.

Tatilimiz yağmur yüzünden mahvoldu.

((sıfat olarak)) bir kişiyi veya şeyi tanımlar He is a spoiled child.

Eş anlamlılar: ruined, damaged, rotten, pampered; Zıt anlamlılar: unspoiled, fresh, well-behaved

Eski Fransızca 'espoillier' (yağmalamak) kelimesinden, o da Latince 'spoliare' (soymak) kelimesinden gelir. 'Mahvetmek' anlamı buradan gelişmiştir.

O kadar çok oyuncağı olan 'şımarık' bir çocuğun hepsini 'bozduğunu' (mahvettiğini) hayal edin. Veya dışarıda bırakılan ve 'bozulan' yiyecekleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.