accost
Çeviri
yaklaşıp konuşmak, sataşmak
Örnekler
A stranger accosted him on the street.
Yolda bir yabancı ona yaklaşıp laf attı.
She was accosted by reporters outside the court.
Mahkeme dışında gazeteciler tarafından etrafı sarıldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) (birine) yaklaşıp konuşmak/sataşmak Bir adam sokakta ona sataştı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yaklaşmak, yüzleşmek; Zıt anlamlılar: kaçınmak, görmezden gelmek
Etimoloji
Latince 'ad-' (yönelme) + 'costa' (kaburga, yan) kelimelerinden, 'birinin yanına gelmek' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'at cost' (bir bedel karşılığında) gibi düşünün - birine agresif bir şekilde yaklaşmak, onun kişisel alanına bir 'bedel' ödetir.