verb

stab

bıçaklamak, saplamak

He stabbed the attacker with a knife.

Saldırganı bıçakla bıçakladı.

She stabbed her fork into the potato.

Çatalını patatese sapladı.

((birini/bir şeyi)) ((bir şeyle)) (birini/bir şeyi) (bir şeyle) bıçaklamak He stabbed the attacker with a knife.

((bir şeye)) (bir şeye) saplamaya çalışmak She stabbed at the meat with her fork.

Eş anlamlılar: delmek, deşmek; Zıt anlamlılar: iyileştirmek, yatıştırmak

Orta İngilizce'deki 'stabbe' (yara) kelimesinden gelir, kökeni belirsizdir.

Kelimenin, tanımladığı eylem gibi kısa ve keskin bir sesi var.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.