noun

standstill

durma, duraklama, kilitlenme

Traffic was at a standstill.

Trafik durma noktasındaydı.

The negotiations came to a standstill.

Müzakereler durma noktasına geldi.

at a standstill durma noktasında olmak The project is at a standstill due to lack of funding.

come to a standstill durma noktasına gelmek The car came to a standstill.

Eş anlamlılar: halt, stop, deadlock, impasse; Zıt anlamlılar: progress, movement

'stand' (durmak) ve 'still' (hareketsiz) kelimelerinin birleşimidir. Kelimenin tam anlamıyla, hareket etmeden hareketsiz durma durumunu ifade eder.

Trafikte arabaların 'hareketsiz durduğunu' hayal edin. Kelimeyi oluşturan iki kelime, anlamını mükemmel bir şekilde açıklar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.