verb

stonewall

engellemek, geçiştirmek, köstek olmak

The politician stonewalled the reporter's questions.

Politikacı, muhabirin sorularını geçiştirdi.

They are stonewalling on the investigation.

Soruşturmayı engelliyorlar.

((sth.)) (bir şeyi) geçiştirmek Politikacı, muhabirin sorularını geçiştirdi.

((on sth.)) (bir konuda) engellemek Soruşturmayı engelliyorlar.

Eş anlamlılar: obstruct (engellemek), block (bloke etmek), delay (geciktirmek); Zıt anlamlılar: cooperate (işbirliği yapmak), assist (yardım etmek)

Sorulara veya isteklere karşı aşılamaz bir engeli tanımlamak için mecazi olarak kullanılan 'stone wall' (taş duvar) isminden gelir.

Sorularınızı engellemek için önünüze taş bir duvar ören birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.