verb

stop

durmak, durdurmak, bırakmak

Please stop the car.

Lütfen arabayı durdurun.

The rain stopped.

Yağmur durdu.

He stopped smoking last year.

Geçen yıl sigarayı bıraktı.

She stopped to talk to her friend.

Arkadaşıyla konuşmak için durdu.

((sth.)) (bir şeyi) durdurmak Lütfen arabayı durdurun.

((-ing)) (bir şey yapmayı) bırakmak Geçen yıl sigarayı bıraktı.

((to-inf)) (bir şey yapmak için) durmak Arkadaşıyla konuşmak için durdu.

Eş anlamlılar: cease (sona ermek), halt (durmak), quit (bırakmak); Zıt anlamlılar: start (başlamak), begin (başlamak), continue (devam etmek)

Eski İngilizce'de 'tıkamak' anlamına gelen 'stoppian' kelimesinden gelir. Başlangıçta bir deliği doldurmak anlamına geliyordu.

Kırmızı, sekizgen bir DUR işaretini hayal edin. 'İlerlemeyin' için evrensel bir semboldür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.