noun

strait

boğaz, dar geçit, sıkıntılı durum

The ship passed through the strait.

Gemi boğazdan geçti.

The company is in dire straits.

Şirket çok zor durumda.

((... Boğazı)) (... Boğazı) Gemi Cebelitarık Boğazı'ndan geçti.

((zor durumda olmak)) çok zor bir durumda olmak İşletme zor durumda.

Eş anlamlılar: channel (su yolu); predicament (zor durum)

Latince 'strictus' (sıkı, dar) kelimesinden gelir.

'Straight' (düz) ile karıştırmayın. 'Strait' (boğaz), 'strict' (katı) bir kural gibi dar, kısıtlı bir yerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.