verb

struck

vurmak, çarpmak, aklına gelmek, grev yapmak

The car struck a tree.

Araba bir ağaca çarptı.

A brilliant idea struck me.

Aklıma parlak bir fikir geldi.

I was struck by her beauty.

Güzelliğinden çok etkilendim.

to strike ((sth.)) (bir şeye) çarpmak Gemi bir buzdağına çarptı.

It strikes ((sb.)) that... (birinin) aklına ... gelmek Anahtarlarımı unuttuğum aklıma geldi.

to be struck by ((sth.)) (bir şeyden) etkilenmek Hepimiz onun cömertliğinden etkilendik.

Synonyms: hit, pound, impress, occur to

Eski İngilizce'de 'gitmek, hareket etmek, sürtmek' anlamına gelen 'strican' kelimesinden gelir. 'Struck' geçmiş zaman halidir.

Bir şimşek 'çakmasını' (lightning strike) düşünün. Aniden ve güçlü bir şekilde vurmak ya da aniden bir fikrin akla gelmesi gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.