studied
Çeviri
üzerinde düşünülmüş, planlı, kasıtlı, yapmacık
Örnekler
He answered with studied politeness.
İncelikli bir nezaketle cevap verdi.
Her casualness seemed a bit studied.
Onun rahatlığı biraz yapmacık görünüyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((studied)) + isim üzerinde düşünülmüş, yapmacık O, yapmacık bir gülümseme sergiledi.
Benzer Kelimeler
Synonyms: kasıtlı, planlı, hesaplı; Antonyms: doğal, spontane
Etimoloji
'To study' (çalışmak, incelemek) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir, bu da bir eylemin veya niteliğin 'çalışılmış' veya düşünülmüş olduğunu ima eder.
Hafıza İpuçları
Bir eylemin o kadar dikkatli planlanmış olduğunu hayal edin ki, sanki birisi onu nasıl yapacağını 'çalışmış' gibi, bu da onu doğal olmayan gösterir.