noun

suspension

uzaklaştırma, askıya alma, süspansiyon

He received a two-week suspension from school.

Okuldan iki hafta uzaklaştırma cezası aldı.

The car has a very smooth suspension.

Arabanın çok yumuşak bir süspansiyonu var.

The medicine is a liquid suspension.

İlaç sıvı bir süspansiyondur.

((from sth.)) (-den) uzaklaştırma He received a suspension from school.

((of sth.)) (-nın) askıya alınması The suspension of the project was unexpected.

Eş anlamlılar: durdurma, kesinti, erteleme; Zıt anlamlılar: devam, yeniden başlama

Latince 'suspendere' (asmak) kelimesinden gelir, 'sub-' (altında) + 'pendere' (asmak). Temel fikir, bir şeyin 'askıda' bırakılmasıdır.

Havada 'asılı' duran, çözülmemiş bir şey hayal edin. Bir öğrencinin durumu 'askıda', bir araba yaylarının üzerinde 'asılı', parçacıklar bir sıvıda 'asılı' duruyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.